İNSAN Nedir? "Kendini bilen rabbini bilir" (H.Ş)

 
İNSAN Nedir? "Kendini bilen rabbini bilir" (H.Ş)

İNSAN Nedir? "Kendini bilen rabbini bilir" (H.ş)
İnsanın aslı ve sureti bilinmesi gereken önemli bir meseledir.

  • İnsanın iki yönü vardır.RUH ve VÜCUD (cesed) RUH insanın aslıdır.İnsan ancak Allah’ımızı anlayabilecek ve O’na kulluk edecek kapasite ile programlanmış şuurlu bir ruh olarak bir müddet imtihan için emaneten cesed içinde bulunmaktadır.RUH yani insan; cesedle bağlantılı olmadan yaşadığımız bu maddi âlemden hiçbir cihetle, asla istifade edemez.Şu maddi âlemden istifade edebilmesi için, beş duyu ile Allah tarafından cesed aracında HAPİS olarak tutulmaktadır.Cesed, onun her an Allah tarafından Ahirette hesabı sorulmak üzere istifadesine sunulmakta olan etten ve kemikten ibaret çok kıymetli maddi bir araçtır.Ancak her isteği, anında Allah tarafından hemen yerine getirildiğinden, hapis olduğunun farkında değildir.Ölüm olayına şahid olunca anlayacak. Ama iş işten geçmiş olacaktır.Nitekim peygamber efendimiz sav. ÖLMEDEN EVVEL ÖLÜNÜZ. Buyurmuştur.Yani cesed ve ruh hakikatini ölmeden anlayınız ki ölüm anında gerçekleri görünce şaşırıp pişman olmayasınız. Demektir. Allah-u a’lem.

  • Nasıl ki; Akşam olunca şoför kontağı kapatır evine gider. Araç dışarıda kalır.Aynen öyle de, bu dünyadaki imtihan müddeti(nefes sayısı) biten insanın, cesed kontağı kapatılıp kendisi hesap vermek için berzah yaşamına geçirilir. Aracı olan vücud robotu’da mezara gömülür.İNSANIN KENDİSİ ASLA ALLAH TARAFINDAN ÖLDÜRÜLMEZ. Ebediyet için yaratılmıştır.Geçici olarak öldürülen sadece cesedidir.( İnsanın ruhu vardır sözü yanlış bir ifadedir. Zaten kendisi RUHTUR.)VÜCUD yani CESED Allah’ın, şu maddi alemde, insana sunmakta olduğu, maddi ve manevi nimetlerinden istifade edip, kıymet ve değerlerini anlayabilmesi ve algılayabilmesi için, kendisine verilmeyip, sadece istifadesine sunulmakta olan, 100 trilyonluk hücre yığınından ibaret, ÇOK KIYMETLİ ROBOT bir araçtır.EVET CESED, HER AN ALLAH TARAFINDAN RUHUN, YANİ İNSANIN HİZMETİNE SUNULMAKTA OLAN MUTEŞEM İLAHİ BİR MAKİNEDİR.Yani halk arasında Allah bu vücudu bize emanet etti sözü insanı Allahtan uzaklaştıran SAPTIRICI VE ŞİRKE GÖTÜRÜCÜ BİR İFADEDİR.Vücudumuz bize emaneten verilmiş değildir.Her an Allah'ın tasarrufunda olup BİZ ONUN İÇİNDE, ALLAH TARAFINDAN CEBRİ OLARAK İMTİHAN İÇİN EMANETEN BULUNUYORUZ.DOLAYSIYLA VÜCUD BİZE VERİLMİŞ DEĞİLDİR. VÜCUDUMUZ ŞU ANDA ALLAH’IMIZIN KUDRET ELİNDEDİR. 

 

  • BİZİM ZANNETTİĞİMİZ CESEDİMİZDEKİ HAREKETLERİMİZİ BİZZAT ALLAH’IMIZ YAPIYOR. AMA BİZE YAPTIĞIMIZI ZANNETTİREREK İMTİHAN EDİYOR.BİZİM ASLIMIZ RUH OLDUĞU İÇİN MADDİ OLAN CESEDİMİZE MÜDAHELE ŞANSIMIZ YOK.BİRAZCIK DÜŞÜNÜP AKLIMIZI KULLANSAK BU GERÇEĞİ ANLAYIP ALLAH’IMIZIN BİZE NE KADAR YAKIN OLDUĞUNU ANLAR VE ŞİRKSİZ BİR ALLAHCC. ANLAYIŞINA KAVUŞMUŞ OLURUZ. “BİZ O’ NA (insana) ŞAH DAMARINDAN DAHA YAKINIZ. ” Kaf 18 BU AYET-İ KERİMEYİ DÜNYADAYKEN DELİLLERİYLE ANLIYARAK HİSSEDEBİLİRSEK SIRATI GEÇERKEN DE BUNUN MÜTHİŞ MUTLULUĞUNU YAŞARIZ İNŞA’ALLAH..

 

  • Mesela size deseler ki; Şurada teknolojinin en üst versiyonu ile donatılmış bir robot var.Siz bu robotun içine girin; fakat kullanımında hiçbir şeyine karışmayacaksınız. Böyle bir şansınız yok. Çünkü size ait olmadığı gibi, çalıştırma sistemine de tamamen yabancısınız. Ancak, SİZ NE TALEP EDİP İSTERSENİZ, ROBOT SAHİBİ,AKIL MAKİNELERİ İLE AKLINIZDAN GEÇEN İSTEKLERİ BİLDİĞİ İÇİN,SİZİN NAMINIZA, SİZİN İÇİN O EYLEMİ GERÇEKLEŞTİREREK YAPACAK.İşte böyle bir robotun içine giriyorsunuz.Size diyorlar ki siz orada bir yerde oturun, karşınızda bir ekran bulunacak,o ekranda size bir istek listesi sunulacak, siz o menüye, listeye göre sadece ve sadece,lisanen değil, AKLEN; olsun veya olmasın, diye talepte bulunacaksınız (tekrar ediyorum robot sizin olmadığı gibi robotta hiçbir tasarrufta ve eylemde bulunma imkânınız yok.İşte içinde oturduğunuz robotun karşısına bir masa kuruldu ve üzerinde çay v.s. ikram edildi.Tam bu esnada, robotun içinde, oturduğunuz yerin karşısındaki ekrana istek listesi, menü sunuldu.

  • ...Diyor ki “işte çay geldi istersen soğumadan iç.” Sizin tam bu anda aklen yani düşünce olarak içeyim talebinize karşılık, robot sahibi anında, robotun elini çaya uzatıyor ve ROBOTUN ELİYLE bardağı alarak,çayı robotun içine boşaltıyor. Fakat çayın maddi olarak sizle hiçbir alakası olmuyor. Ancak bu esnada size çayın sadece LEZZET’İ geliyor. İşte bu eylem yapılırken ve eylem tamamlandıktan sonra robot un sahibi size bu eylemi yaptınız ZANNINI veriyor.Sizde aklınızı kullanmayıp, hislerinize yani zannınıza kapılıp,robot sahibinin sizin için bir lütuf olarak yapmış olduğu bu mükemmel eylemi, kendinize ait bir eylem ZANNEDEREK,o eyleme sahip çıkıp, müthiş bir SAYGISIZLIKTA bulunmuş oluyorsunuz.Aynen bunun gibi Allah’ta cc. Anne karnında inşa ettiği bu cesed robotunun, her sene tamamen yenisini inşa edip, bu CESED ROBOTU içinde her an istek listesini ilham-ı İlahi olarak aklımıza, bize ait düşüncelermiş gibi sunuyor. Ve bizim talebimize, isteklerimize yani CÜZ-İ İRADEMİZE göre, eğer kendisi dilerse, o işi, içinde emaneten oturmakta olduğumuz cesedle,bizzat kendi İrade, kudret ve ilmi ile yapıyor, bize de yaptığımızı ZANNETTİREREK şükür imtihanı yapıyor. Eğer biz bu dünyada; sonsuz ve ölümsüz bir mutluluk ülkesi olan Cennet saadeti için, sadece bir imtihan maksadı ile bulundurulduğumuzu unutup, dünyayı asıl gaye edinerek, günlük yaşamımız içinde Allah’ımızın bize her an lutfetmekte olduğu fiillere ve eylemlere sahip çıkarak, o fiil ve eylemleri Allah’ın ilim irade ve kudreti ile yapmakta olduğunu görmezsek,farkına varmadan kuran-ı Kerimdeki bu Ayetlere karşı ters düşüp ASİ olup ŞİRKE düşmüş oluruz.

 

İşte birkaç Ayet-i kerime;

  • "HÂLBUKİ SİZİ DE, YAPMAKTA OLDUĞUNUZ(-u zannettiğiniz) ŞEYLERİ DE, YARATMAKTA OLAN YÜCE ALLAHTIR." Saffat,96
  • "( Ey resulüm ) ATTIĞIN VAKİT SEN ATMADIN. LAKİN ALLAH ATTI." Enfal,17
  • "SİZ NEREDE OLURSANIZ OLUN. O’ İLMİ VE KUDRETİ İLE SİZİNLE BERABERDİR." Hadid,4
  • "SÖZÜNÜZÜ İSTER İÇİNİZDE GİZLEYİN, İSTER AÇIĞA VURUN HEPSİ BİRDİR.ZİRA ALLAH GÖNÜLLERİN KÜNHÜNÜ(tamamını) BİLİR.YARATMAKTA OLDUĞU MAHLUKUNU HİÇ BİLMEZ OLURMU O’." Mülk,13
  • "ALLAH HER ŞEYİ BİLİR BÜTÜN MAKSATLARDAN HABERDARDIR." Nisa,35

İşte her an, her halimizle ve aklımızdan ilham olarak geçen bütün düşüncelerimizle ÇOK MESULİYETLİ bir dünya imtihanı oluyoruz.Sırat kıldan ince kılıçtan keskin sözü bu olsa gerek Allah-u a’lem,Allah bizi bu şekilde, Kendisini DEVAMLI SEYREDİP hiç UNUTMAMA gayreti içinde olan kullarından eylesin Âmin.

 

 

 

 

Unutmayalım ki ALLAH’IN BİZİMLE BERABER OLUŞUNU BİR AN FARKETMEK, Allah’ı düşünmeden yaşanan binlerce yıl fani dünya hayatına bedeldir.) İşte insanın iki yönüne işaret eden ayet-i Kerime "SİZİ BİR TEK CANDAN YARATAN O’DUR.SONRA SİZİN İÇİN BİR KALACAK YER,BİR DE EMANET OLARAK DURACAK YER VARDIR.BİZ AYETLERİMİZİ ANLAYAN KİMSELER İÇİN AÇIKÇA BİLDİRDİK." Enam,98

  •  Ayet-i Kerimedeki ;
    • KALACAK YER: İnsanın cesedi topraktan yaratılmakta olduğu için kalacak yeri de toprak olacaktır.Yani atomlar âlemi olacaktır.

    • EMANET OLARAK DURACAK YER: İnsanın ortalama olarak 50 -60 sene emaneten duracağı yer de içinde HAPİS olarak bulunduğu vücudu dur yani cesedi dir. Allah-u a’lem (en doğrusunu Allah bilir) İnsanın vücudu (cesedi) kendisinin değildir.İnsan o hanede(cesedin içinde) imtihan için EMANETEN geçici ve cebri olarak oturtulmaktadır.Bu seçimi kendisi yapmış değildir, Allah’ın Cebbar (zorla yaptıran) isminin tecellisiyle yani uygulamasıyla tamamen cebridir.Hiç bir kimse; kendi kafasına göre esip, bu dünyanın kâinat içerisindeki yerini ve adresini bilmediği halde,kendisinin araması sonucu bu dünya gezegenini bulup,kafasına göre başıboş, istediği gibi gezmek, tozmak ve keyfine göre yaşamak için gelmemiştir.Kimse kendisini Allah’tan bağımsız bir varlık sanmasın.Çünkü hayatı için başta cesedi olmak üzere her an sunulmakta olan nimetler, HESABI SORULMAK ÜZERE FATURA EDİLİYOR.

    • Bu fatura Allah’ı her bir nimette Allah’ın ikramı olarak görmek sureti ile şükür olarak NAMAZLA ödenmezse Ahirette ebediyen bu nimetlerden mahrum olup Cehennem azabına muhatap olarak ödeme durumuna düşebilir.

    •  

      İşte bu hatırlatmaya ait Ayet-i kerimeler. 

    • SONRA O GÜN NİMETLERDEN MUTLAKA HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ Tekasür,8 

    • “ EĞER ŞÜKREDERSENİZ BEN NİMETLERİMİ DAHA DA ARTIRIRIM. AMA NANKÖRLÜK EDERSENİZ HABERİNİZ OLSUN Kİ AZABIM PEK ŞİDDETLİDİR.” İbrahim,7

 

  • Evet ruh yani insan, kendisine malik olamadığı gibi, cesedine de malik değildir. Cesedi ancak acaib bir makine-i İlahiyedir. Kaza ve kader kalemiyle KUDRET-İ İLAHİYE O MAKİNEDE ÇALIŞIYOR.İnsan vücud makinesinin işleyişine asla karışamıyor. Böyle bir imkânı yok.İnsanın cesedindeki kuvvet, ruha ve cesede VERİLMİŞ BİR KUVVET DEĞİLDİR.Ancak Kâinatları yaratmakta ve idare etmekte olan,LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİM olarak tanıdığımız ve iman ettiğimiz Allah’ın KUDRET sıfatından her an KAVİ ismi olarak tecelli etmekte olan O’NA AİT bir kuvvettir.Biz yanlışlıkla bize, yediğimiz besinlerden meydana gelen ve bizim benliğimize VERİLEN bir kuvvet ZANNEDEREK, cesedimizle her an Allah cc. tarafından BİZE LÜTUF OLARAK yapılan eylemlere sahip çıkıyoruz.Yürüyorum, oturuyorum, konuşuyorum, namaz kılıyorum, yemek yapıyorum, traş oluyorum, bilgisayar da çalışıyorum, televizyon seyrediyorum zannederek her an GİZLİ şirke giriyoruz.
  • Şirkten kurtulmanın formülü, bu mükemmel fiillerin ve eylemlerin ancak Allahın Zatının kanun suretindeki kuvvetiyle bize lûtfedilmekte olduğunun farkına varıp,şükretmekle şirkten kurtulabiliriz.Yoksa sahip çıkarsak şirk günahında ısrar etmiş oluruz.Hoca Efendimizin Kırık testi kitabından konumuzla ilgili alıntılar.
  • İnsan sadece cesetten ibaret değildir. Tabir caiz ise o bir heykel-i hayvanidir.
  • Esas o’nu değerler üstü değerlere yücelten ve asıl MAHİYET-İ İNSANİYE diyebileceğimiz şey ise nefha-i ilahi olan RUHTUR.

  • EVET İNSAN ANCAK RUHU İLE İNSANDIR.

 

  • Açıklama: Nefha-i ilahi; İlahi üfleme, (İlahını anlayacak program yüklemek demektir) Yani kendisini yaratanı anlayabilecek ve O’na kulluk edecek kapasite ile şuur ve program yüklenmiş olarak yaratılan bir KANUN demektir. Allah’u a’lem Üstadımızın ifadesiyle “ Mevcut ruh, makul kanunun kardeşidir.(fizikteki kanunlar gibi) Eğer ruh, şuuru başından indirse(yani üzerindeki şuur programı kaldırılırsa) yine KANUN olurdu.” Elektronikteki ÇİP kanunları gibi.Yer Gök O’nun hükmü altındadır.Elimiz ayağımız gözümüz, kulağımız dilimiz dudağımız, kalbimiz vicdanımız,O’nun geniş mülkünde küçük birer et parçası ve minik birer duygu vasıtasından ibarettir.Bütün bunlar O’na aittir.

Bundan dolayıdır ki varlığı O’ndan başkasına isnat etmek, AFFEDİLMEZ kaba bir nankörlük, nimet ve ihsanları arkasında O’nu kudret elini görmemek utandırıcı bir ŞİRKTİR. FİİLLERİ YARATMAK’TA VE YAPMAK’TA OLAN CENAB-I ALLAHTIR. Biz konuşurken ’’ yedik, içtik, geldik” desekte cesedimize yediren de, içirende O’dur.Aslında Allah (cesedimize) abdest aldırdı, Allah (cesedimize) zeytin yedirdi, Allah (cesedimize) çay, içirdi; sözleri hakikate muvafıktır doğrudur.

 

 

  • Şimdi lokmayı ağzımıza koyduk, bu andan son neticeye kadar bütün bu olup bitenleri birer malûmat olarak bilsek bile, faaliyette hiçbir dâhilimiz ve müdahalemiz olmaz.Bütün bu faaliyetleri YARATAN VE YAPAN doğrudan doğruya yüce Allah’tır. Öyleyse meseleyi tekrar edelim “yemek yedim” demek mi doğrudur, yoksa “Allah yedirdi” demek mi ?.
  •  Ama biz anlattığımız bu hakikati, düşüncelerimizde ALLAH’IMIZI UNUTMAMAK KAYDI ile, mecazi bir ifade yolunu seçiyor ve “yemek yedik “diyoruz.Kelimeyi hakiki, gerçek manasıyla kullanmamız gerekirse “Allah cesedimize yedirdi” dememiz icap eder.Ben yaptım, ben ettim, ben yol gösterdim, ben eğittim, gibi, gerçek manaları itikatta, düşüncede bilinmeden söylenen iddialı sözler,insanların dudakları arasından dökülse bile ŞEYTANA AİT HIRILTILAR olduğunda hiç şüphe yoktur.

     

    “ Cenab-ı Hakkın Zatında şeriki olmadığı gibi ef’alinde, fiillerinde de şeriki yoktur.”

 

  •  EVET KAİNAT O’ HALIKIN EF’ALİNİN ASARIDIR.Bütün eşyanın melekûtiyetleri, santral gibi Hakim, Kadir, Mürid, Alim bir Vacib-ül Vücudun Yed-i Kudretindedir..

     

     HER ŞEYİ YARATMAKTA VE YAPMAKTA OLAN YÜCE ALLAHTIR.“ Şey” dediğimiz ne varsa O’nun mahlûkudur, O’nun her an yaratmasıyla varlıkta durmaktadır. Biz de amellerimizde buna dahiliz. Onun içindir ki Kuran-ı Kerim de “ SİZİ VE AMELLERİNİZİ YARATMAKTA OLAN YÜCE ALLAH’TIR.” Saffat 96 Buyrulmaktadır.

     

     

     Allah-u Teala, yaptığı işleri yaparken sizin markalarınızı basıyor üzerlerine. Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatıma yapıyor gibi gösteriyor.Siz ZANNEDİYORSUNUZ ki biz yaptık. Hâlbuki çok iyi bilmek lazım. Her şey ısmarlama, Allah tarafından bir yerden çıkıyor.Yani Allah tarafından hazırlanıyor. Sahip çıkıp zulmetmemek lazım "İnneşşirke le zulmün azim ( muhakkak ki şirk pek büyük bir zulümdür.)" Lokman,13

     Allah’a ortak koşmak, icraatında başkalarının tesirini kabul etmek, en büyük bir zulümdür, ŞİRKTİR. Biz oturur kalkar” Allah birdir “ deriz.Allah birdir derken O’nun BAZI icraatını yani yerleri, gökleri O’na verip çarşı-Pazar alışverişlerini, günlük yaşam içerisinde ki fiilleri ve eylemleri, kendimize mal etmenin alemi ne?

 

  •  Bir taş, bir mermer mi yontuyorsunuz, bir yemek mi yapıyorsunuz?, tıraş mı oluyorsunuz? Araç mı sürüyorsunuz, televizyon mu seyrediyorsunuz?
  • Namaz mı kılıyorsunuz? İyi veya kötü ne yapıyorsanız; Sizi de, yaptığınızı ZANNETTİĞİNİZ o işleri de, yaratmakta ve yapmakta olan Yüce Allah’tır.

     

  • Ancak Allah’ın şerlere Rızası yoktur.Size her an düşünme melekesini sunmakta olup, sonra sizi düşündüren ve bir merhale ötede düşündüklerinizi, talep ettiğiniz lisana göre AĞIZ HAREKETLERİYLE ifade ettiren yine yüce Allah’tır.  

Efendimiz SAV. Bir hadislerinde “ HER SANATI VE SANATKÂRINI YARATMAKTA OLAN YÜCE ALLAH’TIR ” ihtarında bulunmaktadır.Yaratan ve yapmakta olan YÜCE ALLAH’ TIR. Kur’an, Sünnet, ve inkişaf etmiş vicdanlar bunun böyle olduğuna şahitlik etmektedirler.Eğer bizim zannettiğimiz fiillerimiz ve eylemlerimiz, Allah tarafından yerine getirilirken, bu inanç derinliği HİSSSEDİLMEZSE,hem inanç yönünden, Hem de ameli yönden nifak başlar ve gün gelir, Allah korusun İNSAN MÜNAFIK OLUR.Bu Ayet-i Kerimeyi aklımızdan hiç çıkarmayalım İnşaallah

  • “HASILI SİZ NEREDE OLURSANIZ OLUN O’ İLMİ VE KUDRETİ İLE SİZİNLE BERABERDİR.” Hadid 4

 

  

Bir gün Hz. Aişe R.Anha Annemiz,SAV.Efendimize, “ Ya Resullullah Allah-u Zülcelali kim iyi bilir? Diye sorunca,

  •  SAV. Efendimiz “ NEFSİNİ (benliğini) KİM İYİ BİLİRSE “ buyurmuştur.Biz bu duygularla kendimizi Rahmetin kucağına atıyor ve kendimize ait ZANNETTİĞİMİZ bütün ef’allerimizi, amellerimizi Cenab-ı Hakkın Muhteşem bir yaratması ve lutfu olarak görüyor ve O’NU SEYREDİYORUZ. İşte Seyr-i İlallah.

     Evet bütün bir tarih boyunca insanlık bu dünya gezegenine hep Allah’ın kudretinin tecellilerini SEYRETMEK için getirilmiştir. Kulluğun en büyük gayesi de budur.Düşünce dünyamızda ve yaşamın her boyutunda O’nu hiç unutmamaktır.Bu SEYRİN mükâfatı Ebediyen CENNETLERDE ALLAH’IN İKRAMLARINA KAVUŞMAK ve RÜYET-İ CEMALULLAH İLE MÜŞERREF OLMAKTIR.İşte ebediyen mutlu olmanın tek yolu budur. Allah’ım sana inanan herkese bu mutluluğu nasip eyle. Amin.

  • İşte mutluluk Ayetlerinden bir kısmı;

     

    " RABBİNİZ TARAFINDAN VERİLECEK BİR MAĞFİRETE VE CENNETE GİRMEK İÇİN YARIŞIN. Hadid 21

     

    "AHİRET YURDU CENNET, DÜNYADA VE İÇİNDEKİ HERŞEYDEN ELBETTE DAHA HAYIRLIDIR. NE HOŞ YURTTUR O TAKVA SAHİPLERİNİN YURDU " Nahl 30-31

     

     

     "ALLAH MUTTAKİLLERE ŞÖYLE BUYURUR “ EY BENİM KULLARIM! BUGÜN SİZE HERHANGİ BİR ENDİŞE YOKTUR.. SİZİ ÜZEN BİR DURUMDA OLMAYACAKTIR.NE MUTLU ONLARA Kİ AYETLERİMİZE İNANMIŞ VE ALLAH’A İTAAT ETMİŞLERDİR. HAYDİ SİZDE EŞLERİNİZDE NEŞE DOLU OLARAK BUYRUN CENNETE.ALTIN TEPSİ VE KÂSELERLE KENDİLERİNE İKRAM EDEN HİZMETÇİLER ETRAFLARINDA FIR DÖNER.HÜLASA ORADA CANINIZ NE İSTERSE, GÖZLERİNİZ HANGİ MANZARADAN HOŞLANIRSA HEPSİ VAR. ” Zuhruf 68

     

    " İLK ÖLÜM DIŞINDA ARTIK ORADA ÖLÜM TATMAZLAR..ALLAH KENDİLERİNİ, TARAFINDAN BİR LUTUF ESERİ OLARAK CEHENNEM AZABINDAN KORUR.İŞTE EN BÜYÜK MUTLULUK, EN BÜYÜK BAŞARI BUDUR." 44 Duhan    
 
ANASAYFA HZ.MUHAMMED 
KÜLTÜR SANAT

MAKALE VE DENEMELER

İSLAMİ BÖLÜM
YAZI ATÖLYESİ
E-KİTAP ZİYARETÇİ DEF.
MOZİLLA FİREFOX
İslami Bölüm Anasayfa
Bir İnsan Olarak Hz. Muhammed (S.A.S)
A-ALÇAKGÖNÜLLÜ
EV İŞLERİNDE
HİZMET GÖRDÜRMEYİ SEVMEM
DOYUNCA HEP AĞLARIM
SESSİZCE YATAĞINA UZANIR
ÜÇ GÜNDÜR AÇIM
BİR KERE DAHA
ALLAH YOLUNDA
GEL ŞİMDİ ÖDEŞELİM
YERYÜZÜ DOLUSUNCA
HZ FATMA’NIN ÇEYİZİ
İSTEMEZ MİSİN EY ÖMER
DAHA GÜÇLÜ DEĞİLSİNİZ
HERKESTE BİR O’NDA (SAV) İKİ
BEN KRAL DEĞİLİM
HİÇBİR GÖSTERİŞ
HABBAB DÖNENE KADAR
DÜNYADAN KONUŞTUĞUMUZDA
HANGİ YOLDAN İSTERSEN
KUYUYU GERİ ALMASI
BİZ ONU KATIK YAPAR

GÖĞSÜNÜ AÇIP
BİR TANESİ KARDEŞİNE
BEN DE ODUN TOPLAYAYIM
ANCAK ALLAH İÇİN
BENDEN GÜZEL KÖLE Mİ OLUR?
ONLARIN ARASINDA BULUNACAĞIM
BÜYÜK ALLAH’TIR
ARKADAŞ SAKİN OL
DUANDA BENİ DE
BEN ÇOBANKEN

B- ÖNDER
ZORUNLU YÜRÜYÜŞ
SOPAYI UZATINCA
ON BEŞ GÜN SONRA

ADAM HAKLI
HİÇ YALAN SÖYLEMEDEN
YOLU KAYBETTİĞİNDE

KAN DAVASI
GÜNEŞİ BİR ELİME AYI BİR ELİME
BAZEN OLUR

C- ZEKİ
HUNEYN’DE MEDİNELİLERLE
ANNEN OLSAYDI
KAÇ TANRIYA İNANIRSIN
YERSEN RIZKINDIR
BİR HALKIN EFENDİSİ
BİZİ SEN YÖNET
D-ŞEFKATLİ
FAKİR HIRSIZ
DÜŞMANA YARDIM
CANINA AZAP ETMESİN
TAİF AÇ KALINCA
Hz. ZEYNEB'İN KATİLİ
ŞEFKATİN ZİRVESİ UHUD
ŞEHİD ÇOCUĞU
İSLAMA ÇAĞIRDINIZ MI?
YEMEDİĞİNİZİ FAKİRLERE
FARZ OLMASIN DİYE
BİR SÜT KUZUSU
BENDEN DAHA YOKSUL
ON GÜMÜŞ
ALLAH'IN GÜCÜ SENİN GÜCÜNDEN
YÜZYİRMİ KOYUN
SEVENİN SEVGİLİSİ
MEKKE'NİN FETHİ
İNSAN OLARAK HZ.MUHAMMED HOŞGÖRÜ
YAHUDİYDİ İNSANDI
ABDULLAHLA UĞRAŞMAYIN
SARHOŞA LANET
TAİFE HAYIR DUA
HERKES KENDİNE YAKIŞANI
NAMAZDA ACEMİ
KÖTÜLÜĞE KÖTÜLÜKLE
BÜYÜCÜ
BENDE ADİL OLMASSAM
DEVE ETİ YİYENLER
ŞEFKATİN ZİRVESİ UHUD
E- BABA OLARAK HZ. MUHAMMED (SAV)
İBRAHİM'İ ZİYARET
AĞLAYAN BİR ÇOCUĞUN SESİ
BEN ŞAHİT OLMUYORUM
BEN DE SİZİ SEVİYORUM
ONA ŞEFKAT DUYUYOR MUSUN?
CENNETİ HAK ETMİŞTİR
HOŞGELDİN KIZIM
KIZ-ERKEK AYRILINCA

ÖNSÖZ
SAİD ALPSOY KİMDİR(YAZAR HAKINDA)
PEYGAMBERİMİZİN HAYATI VİDEODAN (1)
PEYGAMBERİMİZİN HAYATI VİDEODAN (2)
FESUBHANALLAH!BEN BEŞER
İNSAN PEYGAMBER Mİ MELEK PEYGAMBER
VEDA HUTBESİ
EY SEVGİLİ
Kur'ân-ı Kerîm
Kuran-ı Kerim Dinle
Kuran-ı Kerim Dinle2
Kur'anda Mü'minlerin Vasıfları
Yalnız Allah'a kulluk ederler
Sadece Allah'tan korkarlar
Allah'ın sınırlarını korurlar
Allah'ı herşeyin üzerinde tutarlar
Allah'a şükrederler
Sadece Allah'a güvenirler
Yarattıkları ile Allah'ı denk tutmazlar
Allah'a karşı acizliklerini bilirler
Daima Allah'ı anarlar
Allah'a teslim olmuşlardır
Herşeyin Allah'tan geldiğini bilirler
Samimi ve halistirler
Gayba iman ederler
Hurafelere inanmazlar
Dostlarını Kur-ana göre seçerler
Dostlarını Kur-ana göre seçerler
Daima inanlarla birliktedirler
Ayrılığa düşmezler
Daima sabrederler
Düşünürler ve aklederler
İyiliği anlatmak için gayret ederler
Hakkı söylemek için çekinmezmezler
Bilenlere danışırlar
Sistematik davranırlar
Olaylardan etkilenmezler
Ayetler hakkında tartışmazlar
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=