17- MEKKE'NİN FETHİ


MEKKE'NİN FETHİ

Mücadelenin kendi yaşamıyla sınırlı olan bölümünün zirvfesini yaşamaktadır. Dinini anlatmasına izin verilmeyen baba ocağı, ana yurdu Mekke, O'na (sav) ve İslam'a duyulan düşmanlığın başkenti, karargahı Mekke, şimdi tepeden tırnağa silahlı on bin müslğman askerden oluşan ve o günün Arabistan şartları içinde süper-büyüklüğe sahip olan bir ordu tarafından beş koldan fethedilmektedir.

Ordu Mekke'yi çepeçevre kuşatarak konaklamıştır. Gecedir... Kamp ateşleriyle Mekke dağları pırıl pırıldır. Her askere bir ateş yakması emredilmiş ve karanlık Mekke on bin ışıkla kuşatılmıştır. ŞEhri terkeden başdüşman Ebu Süfyan elinden tuttuğu küçük oğluyla beraber önüne gelir, hemşehrisinin zayıf tarafını çok iyi bilmektedir.

-"Allah'a yemin ederim ki ya beni affedersin ya da şu çocukla beraber kendi canıma kıyarım."

Yıllarca düşmanı olan kişi şimdi kendinin ve oğlunun canını aracı yaparak, bağışlanma istemektedir. Bağışlanır...

Ertesi gün sabah namazından sonra ordu harekete geçer. Mekkeliler gördükleri manzaranın heybetinden donup kalmıştır. Mekke'nin yöneticisi Ebu Süfyan bir tepenin üzerinde yaında Hz Muhammed'in (sav) amcası Hz Abbas olduğu halde dalga dalga MEkke'den içeri giren müslüman ordusunu seyretemktedir. Her geçen bölüğün kimler ve hangi kabile olduğunu Hz Abbas'a sormakta ve aldığı cevapla hayreti git gide büyüyerek hayranlığa dönüşmektedir. Bür süre sonra sabırsızlıkla:

-"Hz Muhammed (sav) daha geçmedi mi?" diye sormaya başlar. Ve en sonunda devesi Kusva'nın üzerinde savaş zırhına bürünmüş Hz Muhammed (sav) görünür. Allah'ın kutsal ilan ettiği bir şehre ancak alçakgönüllülükle girebileceğini göstermek için iki büklüm olmuş, başı eğerinin kaşına değmektedir. Allah'a hamd etme durumundadır.

Bu sırada yanında bulunan Medineli kumandanlardan Ubade Oğlu Sad, Ebu Süfyan'a dönerek seslenir:

-"Bugün ana baba günüdür. Buügn Uhud'un intikamını alma günüdür. Bugün Kureyş kabilesinin onurunu iki paralık etme günüdür. Bugün helak etme günüdür."

Hz Muhammed (sav) bir el işareti ile Sad'ı susturur ve şöyle seslenir:

-"Bugün merhamet ve acıma günüdür. Bugün Kureyş'in onurunu yüceltme günüdür. Bugün Kabe'ye ve Mekke'ye saygının zirveye çıkacağı gündür."

Sonra emir verir, Sad'ı komutanlıktan alır. Yerine Sad'ın oğlunu atar.

Çok az kan dökülür ve Mekke teslim olur. Öğle sıcağı bastırmıştır. Arkadaşları sorar:

-"Ey Allah'ın Elçisi!(sav) Nerde dinlenmek istersiniz?"

Yüzünde acı bir tebessüm yayılır. Kendi evini, baba ocağını hatırlar. Fakat o ev yıllar önce sadece üzülsün ve duyunca kendisine işkence olsun diye kuzeni Akil tarafından yıkılıp, yerle bir edilmiştir.

-"Akil", der "bize dinlenecek ev mi bıraktı?"

Fakat hiç kimse Akil'in kılına bile dokunmayı düşünmez. Akil de bütün putperest Mekke halkı gibi güvence verilenlerdendir. Dokunulmazlığı vardır.

Ama yıllar boyunca yaptıkları her çeşit zulüm, baskı, işkence ve düşmanlığın karşılıksız ve intikamsız kalmasına Mekke halkı bir türlü inanamaktadır. Gerçekten kendilerine dokunulmayacğına ve intikan alınmayacağına emin olabilmek için Kabe'deki putları henüz temizlemiş olan Hz Muhammed(sav)'iKabe'nin kapısında karşılayıp, önünü keserler. Çekingen, utangaç ve ürkektirler. Hz Muhammed (sav) eğik duran başların bu sessizlikleriyle ne demek istediklerini çok iyi anlamıştır.

-"Benimle sizin durumunuz" der, "Hz Yusuf ile kardeşlerinin durumu gibidir. O kardeşlerine nasıl "Bugün size herhangi bir azarlama yoktur. Allah sizi bağışlasın. Zira O merhametlilerin en merhametlisidir." dedi ise ben de aynı şeyi söylüyorum. Gidin, serbestsiniz."

Akşama kadar bütün Mekke müslğman olmuştur. Ve ertesi gün askeri güç, artık ona ihtiyaç kalmadığı için Mekke'nin dışına çıkarılır.

Fakat Mekke'nin fethedileceği anlaşıldığı zaman, şehir dışına, uzaklara kaçanlar vardır. Bunlar Hz Muhammed'i (sav) tanımayan, hiç bir şefkat ve bağışlama gücünün kendilerinin affına yetmeyeceğine inanan "ağır suçlulardır."

Bir tanesi Hz Muhammed'in (sav) amcasının katili Vahşi'dir. Arkasından haberci gönderir, dönüp müzlğman olmasını ister. Vahşi ürkektir. Mektubunda:

-"Ya Muhammed!" (sav) der, "Sen 'Kim adam öldürür, ya da Allah'a ortak koşar ya da zina ederse cezaya çarpılır, kıyamet gününde azabı katmerleşir ve azab içinde hor ve hakir olarak kalır' diye söylüyorsun. Halbuki ben bunların hepsini yaptım. Benim için hala bir kurtuluş yolu olabilir mi?"

Bu cevap üzerine Kur'an'da Furkan Suresi'nin 71. ayeti indirilir. Hz Muhammed (sav) indirilen ayeti yazdırır ve Vahşi'ye yollar:"Meğer ki, tevbe ve iman edip iyi amel ve davranışlarda bulunan kimsleler ola. İşte Allaj bunların günahlarını iyiliklere çevirtir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir."

Vahşi bununla da tatmin olmaz:

-"Ya Muhammed(sav). "Tevbe, iman ve iyi amel" ağır bir şarttır, olabilir ki gücüm yetmez"

Bu cevaba cevap yeni inen Nisa suresinin 48. ayetinden gelir:"Şüphesiz ki Allah kendisine eş tanınmasını bağışlamaz. Fakat bunun dışında kalan günahları dilediği kimse için bağışlar."

Vahşi gene ikna olmamıştır. Yeni bir mektup yazar:

-"Ya Muhammed!" (sav) der, "Bundan 'Eğer Allah dilerse buyruğunu yapacaktır' anlamı çıkmaktadır. Ben bilmiyorum, Allah benim hakkımda böyle bir şey dileyecek mi?"

Bunu üzerine Zümer Suresinin 53. ayeti indirilir: "De ki Ey kendilerinin aleyhinde günah sınırını aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O, çok merhametli, çok bağışlayıcıdır."

Vahşi:
-"İşte şimdi oldu." der. Mekke'ye gelir ve müslüman olur.

İnsanlar sorarlar:

-"Ey Allah'ın Elçisi! (sav). Bütün bu müjdeler sadece vahşi için mi, yoksa hepimize mi?"

O (sav) cevaplar:

-"Hepinize"

Önceki yıllarda, Bedir'de öldürülen yakınlarının intikamını almak için Medine'ye Hz Muhammed'i (sav) öldürsün diye suikastçiler göndermiş olan Kurayş'in ulularından Ümeyye oğlu Savfan'da kaçaklardandır. Kendisini ikna edip, geri getirmek üzere, Hz Muhammed (sav)'e suikastçi olarak gönderdiği Umeyr Oğlu Vehb gönderilir. Yanında, Hz Muhammed'in (sav) "dokunulmazlık" sözünün belgesi olarak verdiği sarığı vardır. Savfan güvenir ve geri döner. Fakat İslam'a henüz hazır değildir. Hz Muhammed'in (sav) karşısında durur.

-"Bana iki ay izin tanı. Dinini kabuş edip etmemek için düşüneyim" der.

Hz Muhammed (sav) cevap verir:

-"İki ay değil dört ay izin, sana"

Dört ay olmadan Savfan kendi isteğiyle müslüman olur.

Örnek kaçakların üçüncüsü, Bedir'de öldürülünveye kadar İslam ve Hz Muhammed (sav) düşmanlığının başını çekmiş ve O'nun (sav) tarafından "Bu Ümmetin firavunudur" diye tanımlanmış olan Ebu Cehil'in oğlu İkrime'dir. İkrime de çok işler yapmıştır. Öyle ki, Hz Muhammed onun hakkında da "Ondan çektiğimi babasından çekmedim" diyecektir.

İkrime'yi ikna edip geri döndürme görevini de eşi üstüne alır. Yemen sahilinde, gemiye binmiş ve ve Afrika'ya geçmek üzereyken kandisini yakalar. Mekke'ye döndürür. İkrime'nin içeri girmekte olduğu söylenince Hz Muhammed (sav) yanında oturan arkadaşlarını uyarır.

-"Sakın babası aleyhinde konuşup, kendisini rencide etmeyin"

İkrime içeri girer. Hz Muhammed (sav) kandisini kucaklayarak karşılar.

-"Süvari muhacir, hoşgeldin" der. Yanına oturtur.

Gördükleri, duydukları ve yaşadıkları karşısında şaşıran İkrime söz verir.

-"Ey Allah'ın Elçisi!(sav). Sen şahid ol bugüne kadar senin dinini engellemek yolunda harcadığım gayretin ve paranın en az iki katını ona hizmet etmek için harcayacağım."

İkrime sözünde durur. Yıllar sonra, Hz Ömer'in halifeliği döneminde Orta Doğu'nun müslüman oluşuna yol açan Yermuk savaiında bir yudum su içmeden şehid olan üç mücahitten biri de İkrime'dir.

Vücudunda yetmiş tane kılıç yarası sayarlar. (M. Yusuf Kandehlevi, Hayatüs Sahabe I, shf: 192, 199, 205, 206, 207, 208, 209, 55, 123; II cilt shf: 524; IV. cilt shf: 27 - İbrahim Refik, Güllerin Efendisi, shf: 172 - Abdurrahman Azzam, Peygamberimizin Örnek Ahlakı, shf:77, 83 - Ataullah b Fazlullah Ravzat'ul- Ahbab, shf:258)

ANASAYFA HZ.MUHAMMED 
KÜLTÜR SANAT

MAKALE VE DENEMELER

İSLAMİ BÖLÜM
YAZI ATÖLYESİ
E-KİTAP ZİYARETÇİ DEF.
MOZİLLA FİREFOX
İslami Bölüm Anasayfa
Bir İnsan Olarak Hz. Muhammed (S.A.S)
A-ALÇAKGÖNÜLLÜ
EV İŞLERİNDE
HİZMET GÖRDÜRMEYİ SEVMEM
DOYUNCA HEP AĞLARIM
SESSİZCE YATAĞINA UZANIR
ÜÇ GÜNDÜR AÇIM
BİR KERE DAHA
ALLAH YOLUNDA
GEL ŞİMDİ ÖDEŞELİM
YERYÜZÜ DOLUSUNCA
HZ FATMA’NIN ÇEYİZİ
İSTEMEZ MİSİN EY ÖMER
DAHA GÜÇLÜ DEĞİLSİNİZ
HERKESTE BİR O’NDA (SAV) İKİ
BEN KRAL DEĞİLİM
HİÇBİR GÖSTERİŞ
HABBAB DÖNENE KADAR
DÜNYADAN KONUŞTUĞUMUZDA
HANGİ YOLDAN İSTERSEN
KUYUYU GERİ ALMASI
BİZ ONU KATIK YAPAR

GÖĞSÜNÜ AÇIP
BİR TANESİ KARDEŞİNE
BEN DE ODUN TOPLAYAYIM
ANCAK ALLAH İÇİN
BENDEN GÜZEL KÖLE Mİ OLUR?
ONLARIN ARASINDA BULUNACAĞIM
BÜYÜK ALLAH’TIR
ARKADAŞ SAKİN OL
DUANDA BENİ DE
BEN ÇOBANKEN

B- ÖNDER
ZORUNLU YÜRÜYÜŞ
SOPAYI UZATINCA
ON BEŞ GÜN SONRA

ADAM HAKLI
HİÇ YALAN SÖYLEMEDEN
YOLU KAYBETTİĞİNDE

KAN DAVASI
GÜNEŞİ BİR ELİME AYI BİR ELİME
BAZEN OLUR

C- ZEKİ
HUNEYN’DE MEDİNELİLERLE
ANNEN OLSAYDI
KAÇ TANRIYA İNANIRSIN
YERSEN RIZKINDIR
BİR HALKIN EFENDİSİ
BİZİ SEN YÖNET
D-ŞEFKATLİ
FAKİR HIRSIZ
DÜŞMANA YARDIM
CANINA AZAP ETMESİN
TAİF AÇ KALINCA
Hz. ZEYNEB'İN KATİLİ
ŞEFKATİN ZİRVESİ UHUD
ŞEHİD ÇOCUĞU
İSLAMA ÇAĞIRDINIZ MI?
YEMEDİĞİNİZİ FAKİRLERE
FARZ OLMASIN DİYE
BİR SÜT KUZUSU
BENDEN DAHA YOKSUL
ON GÜMÜŞ
ALLAH'IN GÜCÜ SENİN GÜCÜNDEN
YÜZYİRMİ KOYUN
SEVENİN SEVGİLİSİ
MEKKE'NİN FETHİ
İNSAN OLARAK HZ.MUHAMMED HOŞGÖRÜ
YAHUDİYDİ İNSANDI
ABDULLAHLA UĞRAŞMAYIN
SARHOŞA LANET
TAİFE HAYIR DUA
HERKES KENDİNE YAKIŞANI
NAMAZDA ACEMİ
KÖTÜLÜĞE KÖTÜLÜKLE
BÜYÜCÜ
BENDE ADİL OLMASSAM
DEVE ETİ YİYENLER
ŞEFKATİN ZİRVESİ UHUD
E- BABA OLARAK HZ. MUHAMMED (SAV)
İBRAHİM'İ ZİYARET
AĞLAYAN BİR ÇOCUĞUN SESİ
BEN ŞAHİT OLMUYORUM
BEN DE SİZİ SEVİYORUM
ONA ŞEFKAT DUYUYOR MUSUN?
CENNETİ HAK ETMİŞTİR
HOŞGELDİN KIZIM
KIZ-ERKEK AYRILINCA

ÖNSÖZ
SAİD ALPSOY KİMDİR(YAZAR HAKINDA)
PEYGAMBERİMİZİN HAYATI VİDEODAN (1)
PEYGAMBERİMİZİN HAYATI VİDEODAN (2)
FESUBHANALLAH!BEN BEŞER
İNSAN PEYGAMBER Mİ MELEK PEYGAMBER
VEDA HUTBESİ
EY SEVGİLİ
Kur'ân-ı Kerîm
Kuran-ı Kerim Dinle
Kuran-ı Kerim Dinle2
Kur'anda Mü'minlerin Vasıfları
Yalnız Allah'a kulluk ederler
Sadece Allah'tan korkarlar
Allah'ın sınırlarını korurlar
Allah'ı herşeyin üzerinde tutarlar
Allah'a şükrederler
Sadece Allah'a güvenirler
Yarattıkları ile Allah'ı denk tutmazlar
Allah'a karşı acizliklerini bilirler
Daima Allah'ı anarlar
Allah'a teslim olmuşlardır
Herşeyin Allah'tan geldiğini bilirler
Samimi ve halistirler
Gayba iman ederler
Hurafelere inanmazlar
Dostlarını Kur-ana göre seçerler
Dostlarını Kur-ana göre seçerler
Daima inanlarla birliktedirler
Ayrılığa düşmezler
Daima sabrederler
Düşünürler ve aklederler
İyiliği anlatmak için gayret ederler
Hakkı söylemek için çekinmezmezler
Bilenlere danışırlar
Sistematik davranırlar
Olaylardan etkilenmezler
Ayetler hakkında tartışmazlar
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=